Kömürün ekonomisi

Birçok gelişen ve gelişmiş ülke, enerji sektöründe kömür kullanımını kısa ve orta vadede kademeli olarak sonlandırmaya karar verdi. Avrupa’da kömürden elektrik üretiminden vazgeçme konusunda bir tarih vermeyen Türkiye ile birlikte dört ülke (Bosna Hersek, Kosova, Polonya ve Sırbistan) kaldı. Birçok banka ve finansal kuruluş kömür ile bağlantılı yatırımlara bundan böyle destek vermeyeceklerini açıklayınca, yeni kömür yatırımları için finansmana erişim de giderek zorlaştı. Glasgow’daki BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 26. Taraflar Toplantısı (COP26) öncesi Çin, Güney Kore ve Japonya’nın ardından G20 ülkeleri de uluslararası kömür projelerine finansman sağlamayacaklarını beyan etti. Bu dinamiklerin sonucunda, kömüre dayalı elektrik üretiminin tüm dünyada yavaşlaması veya düşüşe geçmesi bekleniyordu. 

2020 yılının ikinci yarısında spot piyasada kömür fiyatları ton başına 50 doların altına düşmüştü. Koronavirüs salgını sonrası ekonomideki canlanma, nakliyatla ilgili sorunlar ve Çin’de kömür talebinin artması fiyatları hızla yukarı çekti. Ukrayna’nın işgaliyle alevlenen ekonomik kriz de enerji fiyatlarını daha da yükseltti. Eylül 2022’de 400 doların üstüne tırmandı ve tarihteki en yüksek seviyeleri gördü. 2026 başında ise 110 dolar seviyesindeydi, İran’a saldırılmasıyla birlikte 140 dolar seviyelerine çıktı. Sınırlı ve rezervlerin bazı ülkelerde toplandığı kömür de kriz dönemlerinde diğer fosil yakıtlar gibi ani fiyat yükselişlerine tanıklık ediyor.

Lazard’ın 28 Ekim 2021 tarihli analizine göre kömür santrallarının seviyelendirilmiş elektrik üretim maliyeti kilovatsaat (kWh) başına 6,5 ABD Doları sent ile 15,2 sent arasında değişiyordu. Lazard’ın Haziran 2025 tarihli analizlerinde bu fiyat skalası 7,1 ile 17,3 ABD Doları sent arasında kaldı. Bu da dört yıl içinde kömürden elektrik üretiminin maliyetinin arttığını gösteriyor. 2025 tarihli aynı analizde güneş santrallarının üretim maliyeti kWh başına 3,8 ile 7,8 sent, rüzgarda ise 3,7 ila 8,6 sent arasında değişiyor. Batarya destekli bir güneş santralında bile maliyetler kWh başına 5 sentten başlıyor. Güneş enerjisinde de maliyetler artsa da kömürün yenilenebilir enerjiyle rekabet şansı az.

Türkiye’de de fiyatlar dünyaya paralel seyrediyor. Çayırhan B Termik Santrali projesinin 2017 yılında yapılan ihalesinde Kolin-Kalyon Enerji-Çelikler Ortak Girişim Grubu, en düşük teklifi kWh başına 6,04 sent ile vermiş (ürettikleri elektriği şebekeye satacakları fiyat) ve ihaleyi kazanmıştı. Proje daha sonra iptal edildi. Haziran 2022’de yapılan Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları GES-4 yarışmasında, Niğde’de kurulacak bir güneş santralı projesi ihaleyi kWh başına 37,5 TL kuruş fiyat teklifi ile kazandı. 2025 yılı sonunda düzenlenen YEKA GES (Güneş Enerjisi Santralı) ihalelerinde ise 100 MWe kapasiteli G25-Erzurum-1 GES projesini kazanan firma kWh başına 3,75 Avro sent ve kurulu güçteki MW başına da 100 bin Avro (toplamda 10 milyon Avro) katkı payı teklifi vermişti. Benzer bir yöntemle düzenlenen YEKA RES (Rüzgar Enerjisi Santralı) yarışmalarında da elektriğin satış fiyatı, ödenen yüklü katkı paylarına rağmen kWh başına 3,5 Avro sent (3,78 ABD Doları sent, 29 Mayıs 2026 kuruyla) oldu.

2030 ve 2040 yıllarında kömürün enerji ve elektrik üretimindeki payına ilişkin IEA öngörüleri.

Öte yandan, endüstriyel enerji ihtiyacını gidermede (özellikle demir, çelik ve çimento sektörlerinde) kömürün yerine geçebilecek maliyet etkin alternatifleri bulmanın zorluğu kömürün bu sektörlerin enerji talebini karşılamada bir süre daha önemini sürdüreceği anlamına geliyor. 

Elektrik üretimi dışında kömür

Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de kömürün en fazla tüketildiği alan elektrik ve ısı üretimi. 2023 yılında elektrik ve ısı üretiminde kömürün payı düştü ve pandemi sonrası rakamlara yaklaştı. 2023 yılında tekstil ve deri ürünleri üretiminde hem linyit hem de taşkömürü tüketiminin azaldığı görülüyor.

Taşkömürü, linyit ve asfaltit kullanımının sektörlere göre dağılımı, 1990 – 2023.
Kaynak: Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı Enerji Denge Tabloları

2023’te linyit arzının %73,81’i ve taşkömürünün %59’u termik santrallerde elektrik ve ısı üretimi için kullanıldı. Taşkömürünün %15’i çelik üretiminde kullanılan kok elde etmek için tüketildi. 

Türkiye’de linyit kullanımının sektörel dağılımı (1000 TEP)
Kaynak: Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı Enerji Denge Tabloları

Türkiye’de taşkömürü kullanımının sektörel dağılımı (1000 TEP)
Kaynak: Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı Enerji Denge Tabloları

Asfaltit kullanımının sektörel dağılımı (1000 TEP) Kaynak: Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı Enerji Denge Tabloları

2023 yılında Türkiye’de linyit kömürünün %8,6’sı, taşkömürünün %5‘i konut sektöründe ısınma amaçlı kullanıldı. 2000 yılında konutlarda kullanılan taşkömürünün oranı %10’u geçiyordu. Hava kirliliği ile mücadele etmek için konut ve hizmet sektörlerinde ağırlıklı olarak gaz kullanılmaya başlandı ve 2020 yılına gelindiğinde konutlarda kullanılan enerjinin hemen hemen yarısı doğalgaz oldu. Çimento ve demir çelik üretiminde taşkömürü ve linyit hâlâ önemini koruyor. Demir çelik sektöründe linyit kullanımı çok sınırlı, kok kömürünün ise neredeyse tamamı bu sektörde kullanılıyor. 2023 yılında bu iki sektörde kullanılan taşkömürü miktarı aynı yıl konutlarda kullanılan taşkömüründen fazlaydı.

Çelik üretimine bağlı kömür kullanımı

Türkiye Avrupa’nın 2’inci dünyanın ise 8’inci en büyük çelik üreticisi. Tüm dünyada çelik üretimi kömüre dayalıdır. Çeliğin %70’i kömür kullanılarak üretilir. Türkiye’deki Bazik Oksijen Fırını’na (BOF) sahip demir ve çelik üretim tesislerinde kullanılan enerjinin %75’i kömürden elde edilir.

Türkiye’de demir çelik üretiminde kaynaklarına göre enerji kullanımı, 2023.
Kaynak: Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı Enerji Denge Tabloları